VİDEO & FOTO


Özgürlük Oyunu

"Minik Azad’ın sokağa çıkması yasak. Sıkışmış. Kocaman hayal gücü küçücük evin içine sığamıyor ve sokağa taşmanın yolunu ilginç bir yöntemle buluyor…" Çünkü hesapsız oyun ve hayal, özgürlüğe giden yollar açıyor.

 

Yakup Tekintangaç'ın 2015 yapımı, bol ödüllü kısa filmi Azad, küçük bir çocuğun, hayatın gri gerçeklerini oyunla renklendirişinin öyküsü.


Oynamak ya da Oynamamak

Toplumsal eşitsizlik, hak ihlalleri ve ayrımcılığa dikkat çekmek için Observatoire des Inégalités tarafından hazırlanan filmde bir grup çocuk Monopoly oynamaya koyuluyor. Ancak oyun sırasında kurallarda bazı 'değişiklikler' hasıl olunca, adalet hissi henüz körelmemiş küçük oyuncular haklı olarak tepki veriyorlar. Fakat videoda dikkat çeken bir şey var: oyuncular oyuna devam etmekten de geri durmuyorlar. Bozguna uğratılmış kurallarına, hatta Monopoly oyununu düşündüğümüzde oyunun kendisinde yanlış bir şeyler olmasına rağmen.

 

Hayat oyuna benzer, doğrudur. Ne ki hayat oyundur demek fazlaca büyük laf etmek olur. Teşbihte olmayan hata tespitte hemen kendini gösterebilir. Hani meşhur bir söz vardır “yanlış hayat doğru yaşanmaz”. Peki, sevgili oyundaşlar, yanlış oyun doğru oynanır mı?

 


Kimse Yasadışı Değildir

 

Ne diyordu Deleuze, "Bir başkasının rüyasına yakalandıysan boku yemişsindir." Uyarlayarak tekrar edelim: bir başkasının oyununa kapılmışsan ve buna tanık olanlar da sessiz kalıyorsa, boku yemişizdir. Unutmayalım oyun bizimdir, hayatlarımızla oynayanların değil. Tabii bunu hatırladığımız sürece...


Dikkat Distopik Oyun Çıkabilir!

 

Oyunlaştırma, oyun unsurlarının ve ilkelerinin oyun-dışı alanlara uygulanmasıdır. Kullanıcı bağlılığı, tüketici alışkanlıkları, kurumsal verimlilik, işçi istihdamı ve değerlendirmesi, sistem kullanışlılığı, trafik ihlalleri, oy vermeme eğilimi ve benzeri durumları geliştirmek için kullanılmaktadır. [Wikipedia]

 

Videoda Çin’de devlet tarafından vatandaşlara oynatılan Sesame Credit adlı ‘oyun’dan ve oyunlaştırmanın olası tehlikelerinen bahsediliyor (Türkçe altyazı seçeneği mevcut). Anlatılanların tamamı (henüz) gerçek değil. Zira aslında bunu yapan Çin Devleti değil bir finans şirketiymiş ve hedef kitle de Çin vatandaşları değil şirketin müşterileriymiş. Evet, neyse ki ikisi arasında hala bir fark var. Yalnız bu fark sandığımızdan daha ufak ve daha kısa ömürlü olabilir.

 

Unutmayalım; oyun müştereklerimizdendir. Distopik bir oyuna dönüşmüş bir dünyada söz hakkı olmayan oyuncular olmak istemiyorsak oyunlara sahip çıkalım. Oyun için – oyunu biz kuralım. 


Oyuna Devam

ÇİN, Heilongjiang. 1989.

 

Heilongjiang Akıl Hastanesi. Hastalar poker oynuyor. Kaybedenin cezası başının üstüne bir yastık koyup devam etmek. Foto: Lu-Han


Monopoly AlaTurka!


Edebiyatta Oyunbazlar ve Oyunbozanlar

Oğuz Atay'dan Cervantes'e, Haldun Taner'den Perec'e oyunun edebiyatın neresine düştüğüne dair bir sohbet; Ayfer Tunç ve Murat Gülsoy'dan...


Tabular Tabularımız!

 

Eyleme ve konuşmaya dair bazı imkanlar zaten yoktur, kimileriyse zamanla yoksanır. Kuraldı, yasaktı derken bir sustur bir durdur, alır başını yürür. Üstüne bilmezlik, korku, nisyan, ayıp ve kutsalın katı sosları boca edilir ve taş gibi tabular ortaya çıkar. İyi bir oyun, çoğu zaman yıkıp geçemezse de, mutlaka bir ucundan dokunur bu katılığa. Şöyle bir yoklar. Gıdıklar, mıncıklar. Muhtelif duygular uyandırır oyuncuda. Acı bir gülümseme mesela.

 

Aradan geçen yılların kart destesini iyice kabarttığı, Aylin ve Emrah imzalı bir tabu oyunu var sırada. Karşınızda Türkiye sinema tarihinde bu oyunla ilgili yapılmış en iyi film: Tabu.


Baştan Başa Güzel Oyun

 

FC Heidenheim oyuncuları, oyun tutkusu ve takım ruhu bir araya gelince küçük bir skorun şampiyonluk golüne bedel olabileceğini gösteriyor.


Flying Paper: Uçurtmayı Vurmasınlar

 

Gazze Şeridi'nin Cebaliye bölgesinde binlerce çocuk gökyüzünü uçurtmalarla bezeyerek dünyaya seslerini duyurmaya çalıştılar. Bu rekor denemesinin görüntülerine Telegraph ve NTV yer vermiş. Ayrıca meraklısı için hemen aşağıda Gazzeli çocukların uçurtma kültürlerine dair yapılmış Flying Paper adlı belgeselden kısa bir bölüm var.


The Chess Game (1968)

 

Erik Olin Wright 1968′de “The Chess Game” (“Satranç Oyunu”) isimli stop-motion bir kısa film yapmış.

 

Ayrıca şu uzunca mülakatta film hakkında açıklaması var. Özetle diyor ki, piyonların satranç tahtasını ortadan kaldırmak yerine “yönetici sınıf” taşlarını piyonlaştırmalarını eleştirdim; oyunun kurallarını üreten “sınıf yapısı” dediğim şeyi ortadan kaldırmadan gerçek bir özgürleştirici alternatifin mümkün olamayacağını söylemeye çalıştım. Wright her ne kadar 1968 hareketinden ilham alsa da bunu “Marksist” olsun diye değil (“burada üretim ilişkilerine dair bir şey yok”), “sosyal yapı” metaforunu işlesin diye yaptığını belirtmiş. (Kaynak: Emrah Göker'in İstifhanesi)


Dünyadan Oyunlar, Oyundan Dünyalar

 

TureActivist sitesinin derlediği birbirinden güzel 30 resim, dünyanın değişik yerlerinden oyun oynayan çocukları bir araya getiriyor. Tüm bu fotoğraflarda ortak bir şey var ama ne? Tamamı için buradan buyrun.


Kelimelik - Gezi Özel (3 Haziran 2013)

 

Ekranların en naif ve zarif programı Kelime Oyunu, Gezi Direnişi'ni kendi meşrebince selamlıyor.


The Art of Puzzles (Bulmaca Sanatı)

Bulmaca tasarımcısı Scott Kim, bulmacanın ne menem bir şey olduğundan, tasarımının inceliklerinden ve kendi işlerinden bahsediyor. Bana kalırsa ilk tasarladığı bulmaca şu anda yaptıklarından çok daha iyiymiş. Neyse, izleyip kendiniz karar verin.

 

Videoyu orijinalinden izlerseniz, Türkçe altyazı seçeneği de var.

 

Hoşunuza gittiyse Kim'in kişisel sitesini ziyaret edebilir, şu MathMunch haberinden daha fazla videosuna ulaşabilirsiniz. Yalnız altyazısı yok bunların.


Bir Kelimenin Peşinde

Scrabble'da en yüksek puan için yanıp tutuşan ruhlara ithafen bir kısa film.


Ape Son Damacı