Oyun ve Adalet

İlk olarak Defter dergisinin Sonbahar 1997 tarihli 31. sayısında, daha sonra denemelerden oluşan Ev Ödevi kitabında yayınlanan bu yazısında Gürbilek, edebiyat ve endişe dehlizlerinde dolaşırken yine, bizi de tekrar dönüp dolaşıp Oğuz Atay'la kesiştiren bir düşünmeye çağırıyor. Bu davete icabet etmek için Atay'ın eserini sevmenin ötesinde nedenlerimiz de var. Ludozofik açıdan belki de en önemlisi, yazının da temel izleğini oluşturan, dünyayla adil bir ilişkilenme biçimi olarak yaratıcı oyunbaz tavrın ne menem bir şey olabileceği sorusu.

 

Homo Ludens yüzyılın ilk yarısında, 1938'de yazılmıştı. Modern  çağın vaatlerinin sorgulandığı, sınırlarının gündeme geldiği sonraki yıllarda oyun- ciddiyet karşıtlığı eski önemini bir ölçüde yitirdi; oyun kavramı felsefe gibi, edebiyat gibi ciddi sayılabilecek alanlarda kendine bir ifade imkanı buldu. Oyun değer kazandı kazanmasına ama ciddiyetle olan bağı, zorunlulukla ilişkisi, dahası Huizinga'nın sözünü ettiği adaletle akrabalığı hiçbir zaman yeniden kurulamadı.

 

Kurulabilir miydi? Ben bu sorunun cevabını Atay'ın kitaplarında aradım. 

 

 

Download
Oyun ve Adalet - Nurdan Gürbilek.pdf
Adobe Acrobat Document 2.0 MB