Önce söz yoktu.

 

Her şey bir gaz ve toz bulutuydu; hiçbir şey de…

 

Sonradan şaşkınlıkla adına Nebula! dediğimiz o buluttaki zerrecikler yerlerinde duramayıp birbiriyle oynaşır oldular.

 

Yani önce oyun vardı. Her şey böyle başladı. Derken şaşkınlıklar azaldı, oyunlar sürdü. Gel zaman git zaman inanç, bilim ve bizzat insan aklı temelli gerçeklikler yeryüzünde egemen oldu; oyunun pabucu dama atıldı. Ludozofi, hep birlikte dama çıkıp o pabucu yeniden bulmak ve arada aşağının nasıl göründüğüne oyun damından bakmak için...

 

Ludozofi'de oyunlarla/oynamakla alakalı her şeye yer var. Haber, yazı, kitap, etkinlik... aklınıza ne gelirse. Ama hepsinden önce, elbet oyunlar…

 

Bildiğiniz ilginç oyunlar ve oyunlara dair paylaşmaya değer bulduğunuz her şey için iletişim sayfasındaki ziyaretçi defterine not bırakabilir; onun da altındaki mesaj kutusunu kullanarak veya doğrudan ludozof@gmail.com adresinden bize mesaj gönderebilirsiniz.

 

Biz kim miyiz? 

 

Arada oyunlar oynayan bir grup insandık. Hala da insanız, az çok… Eksile çoğala devam etti birliktelikler, ama oyunlar baki kaldı. Biz de oyunlarımızı paylaşıp çoğaltalım dedik. Sonra bir baktım, biraz tekilleşmişim. Bozuntuya vermedim. Özümüz böyle geçti, kabaca.

 

Oyun, çünkü...

Hayatlarımızın, hayallerimizin iplerini elde tutmak yıllar geçtikçe güçleşirken, ender özgürlük alanlarından biri olarak oyun kalır geriye. Gerçeklikten ‘azade’ oluşunun (yalan!) verdiği özgürlük hissi değil sadece. Gerçekliğe dokunan bir dönüştürme gücü, ‘gerçeklikte’ açılan gedikler olarak da kıymetli bir yanı var oyunların, oynamaların. İşte bu yüzden mümkün olduğunca yayılsın istiyoruz bulaşıcı ruhu oyunbazlığın.

 

Dünyanın tüm oyunbazlarına seslenmek gibi ütopik bir amacımız var mı? Belki. Ama dünyanın tüm oyunlarını kucaklamak gibi fantastik bir derdimiz yok. İlgi menzilimize giren oyunlar daha çok gündelik hayatın akışında nispeten kolayca oynanabilecek, müstakil bir oyun gezegenine dönüşmemiş kategoriler. Bilhassa kar amaçlı üretim-tüketim ilişkileri kapsamında tanımlı oyunlara mesafeliyiz. Çünkü oyun için oyuna inanıyoruz. Dolayısıyla evvela sözlü oyunlar, yazı-çizi oyunları, sokak oyunları gibi oyunlara teşneyiz. Kutu oyunları, video oyunları ve kumar/şans oyunlarını şimdilik dışarıda bırakıyoruz.